19 Haziran 2017 Pazartesi

Fransa Genel Seçimlerine Macron damgası

Fransa Genel Seçimlerine Macron damgası
Fransa’da parlamento seçimlerinin ikinci turu beklendiği üzere Cumhuriyet Yürüyüşü partisinin zaferiyle sonuçlandı. Sandık çıkışı anketlerine göre Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi 577 sandalyeli meclise yaklaşık 361 milletvekili sokacak.
İlk turun ardından oluşan beklenti 430 civarındaydı.
Seçim sonuçlarını nasıl değerlendirmeliyiz?
Seçimlere katılımın ikinci turda daha da düşmesi ne anlama geliyor?
Fransız siyasetinde Macron ve partisi neyi temsil ediyor?
Sağ Cephe açısından sonuçlar nasıl okunmalı?
Avrupa Birliği açısından Fransa seçim sonuçları?
Almanya’da Eylül ayında yapılacak seçimlere etkisi olabilir mi?

Arzu Çakır Morin – Gazeteci/Fransa

Yrd. Doç. Dr. Sezgin Mercan
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Doç. Dr. Can Ünver
Göç Uzmanı

2. Bölüm
Nevzat Hoca Anlatıyor – 19. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Kadınlar


Süre: 50'30"
 Yayından:
Arzu ÇAKIR MORİN
          "%42 oranında seçmen sandığa gitti,%58'i sandığa gitmedi. Bu kadar büyük bir fark olması Fransızların seçim sistemini düşündürdü.47 milyon seçmenin 27 milyonu sandığa gitmedi. Eğer sandığa gidilseydi,bugün Fransa bambaşka bir tabloya sahip olacaktı. Bunun nedenleri şu anda tartışılıyor. Bir numaralı nedeni Macron'a destek vermek istemeyen bir grubun olması. Diğer grup ise Macron'a destek veren grup.
           Macron,son derece pragmatik ve iyi eğitimli bir kişiliktedir. Dolayısıyla şahsi bir popüleritesi var. Macron'un temsil ettiği grup daha çok orta toplumun sorunlarında orta merkezli bir politikada birleşecek bir grup olmuştur. Macron üst düzeyde bir hükümet kurdu ve gördüğümüz kadarıyla bu tarzına devam edecek. Bu kapsamda merkez sağdan adayları çalmaya devam edecek. Fakat sol merkezle olan mesafesini daima koruyor. Önümüzdeki süreçte getireceği reformlar sol merkezi kızdıracak olan reformlar olacak. Sağ parti üçe bölünmüş durumda. Sahne tümüyle Macron'a kalmış durumda. Macron'un en zayıf olduğu nokta ise göçmen konusudur."

Sezgin MERCAN
          "Sandığa gitmeyenlerin hükümet üzerinde bir baskı ortaya koyacağını tahmin etmek gerekir. Buradan şöyle bir sonuca varmamız mümkün: Kişisel bir popülerlik var.
             Genel olarak bir siyaset krizi var. Bu kolay bir süreç olmayacak. Macron'un vaatleri içerisinde ciddi bir yatırım programı da vardır. Yaklaşık bir milyon dolarlık reform süreci,bunun hayata geçirilmesi gibi bir süreç kendisini gösteriyor. Vurgulamamız gereken bir diğer nokta sol ve sağ arasında denge kurma. Macron'un bunu reform sürecinde çözmek zorunda olduğunu görüyoruz."

Can ÜNVER
          "Bu ülkelerde birkaç önemli sorun var. Birincisi şu anda artmakta olan terör tehdidi,diğeri ise yabancı ve islamofobid gelişmeler. Bunlar da siyasi yorgunluğun sebepleri olarak değerlendirilebilir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Fransa'da Macron'un başarı kazanması,ilk turda bile politikasının başarı kazanması,çok az katılım olmasına rağmen yine büyük bir başarı kazanması seçmenin tavrını izah edebiliyor. Sakinlik,sükunet istiyorlar; marjinal akımlara yüz vermek istemiyorlar ve apolitik gelişme içerisindeler. Macron'un hem cumhurbaşkanı olup hem de parlamentoda kazanmış olması kendisine büyük güç verdi. Aldığı bu güçle Fransa'nın çok ciddi sorunları ortaya çıkmıştır. Özellikle şimdi çok aktüel,sürekli bir terör saldırısına maruz kalıyorlar."


Derleyen: Ezra DEMİRHAN

13 Haziran 2017 Salı

Almanya-Türkiye ilişkileri

Almanya-Türkiye ilişkilerinde son dönem

İncirlik krizi

Fransa Genel Seçimleri


Ayhan Şimşek – Gazeteci/Almanya   
Arzu Çakır Morin – Gazeteci/Fransa

Yrd. Doç. Dr. Sezgin Mercan
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Doç. Dr. Can Ünver
Göç Uzmanı
Antalya AKEV Üniversitesi Öğretim Üyesi


Nevzat Hoca Anlatıyor – 18. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın

Kadınlar


Yayından:
Ayhan ŞİMŞEK
         "Burada şöyle bir ayrım yapmakta fayda var. Özellikle Almanya'da 24 Eylül'de bir genel seçimler yapılacak ve bunun öncesinde de Türkiye aleyhtarlığının,özellikle de muhalefet partilerinin izledikleri politikaların da arttığının söylenmesi gerekiyor. Burada Merkel hükümeti ciddi olarak sıkıntıya düşüyor.  İncirlik genelinde de askerlerin İncirlik'ten Ürdün'e kaydırılması Almanya'nın çıkarı olan bir durum değil. Alman askerleri açısından İncirlik en önemli nokta. Ancak muhalefet partilerinin çok yoğun baskısı var. Yaklaşık 1-1,5 yıldır Merkel üzerinde. Kendilerini Türkiye aleyhtarlığının ,özellikle cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında medya üzerinden de pek çok negatif propagandalarla bugüne gelmelerini tek çıkış yolu olarak kabul ediyorlar. Ve bu ortamda Merkel hükümeti İncirlik üzerinden de sıkıştırılmaya çalışılıyor.
           Ancak burada Alman hükümetinin şöyle bir çelişkisi var,daha doğrusu şöyle bir sorunu var diyebiliriz: Bir taraftan meclise karşı ve Alman kamuoyuna karşı bu parlamento ordusu ve parlamentonun ordu üzerindeki bu denetlemesini savunmak zorunda ve bunun için de en son Türkiye'den şöyle bir taleple geldiler : 'Her milletvekilinin kim olursa olsun,nerede,istediği zaman bu askerleri ziyaret edebilmesi gerekir.' şeklinde istedikleri var."

Arzu ÇAKIR MORİN
          "Fransa'da cumhurbaşkanı seçimlerinden bu yana neler oluyor peki? Birincisi merkez sağ ve merkez sol partilerin artık bittiğini gösteriyor.
            Fransa'da sistem değişiyor. Fransa'da kafalarda çok ciddi sorular var. %51,2 sandığa gitmedi. Yani seçmenin yarısından fazlası sandığa gitmedi. Hem adayları protesto ettiler hem liderleri.. Ama aşırı sağda prim vermediler.  Monarşi sistemi yükseliyor. Belge reformu gelecek. Parlamentoda ses getirebilecek bir muhalefet yok."

Sezgin MERCAN
           "Konuştuklarımızdan şu sonuca varmak mümkün: Konu yine AB ile ilişkiler olduğu gibi Almanya ile ilişkiler de hassaslaştı ve aşırı bir partizasyon tekrar görüyoruz. Almanya'nın seçim süreci burada çok önemli bir noktada duruyor.
            Şunu da göz önünde tutmamız lazım: Almanya'nın özellikle son dönemde bir atılımı var. Yani uluslararası alanda etkin olmaya çalışıyor. Yani bir küresel aktörlüğe doğru hızla koşuyor. Fakat bunu  askeri olarak desteklemeye çalışıyor. İşte orada Türkiye'yle örtüşen noktalar nereler,ayrışan noktalar nereler ona bakmak gerekiyor."

Can ÜNVER
           "İncirlik meselesi de  biraz  trajikomik bir şekilde gelişti. Fransa'nın yardım çağrısı üzerine Almanlar tarafından açıklandığı şekli böyle. Bir süre önce Alman tornada uçağı ile askerleri İncirlik'te konuşlandılar. Fakat Almanlar bu askerlerin ve ordunun,kendi ordularını,parlamento ordusu olduğu gerekçesiyle parlamenterlerin zaman zaman askerlerini ziyaret etmek durumunda olduklarına karar verirler. Ancak Türkiye bu ziyarete karşı çıktı. Ziyarete karşı çıkmasında haklı nedenleri var. Aradaki anlaşmazlıkları unutmamak lazım. Özellikle Türkiye'den 15 Temmuz sonrası Almanya'ya irtica talebinde bulunan,kaçan eski silahlı kuvvetler personeli var. Bunların iadesi konusunda ciddi sorunlar var."


Derleyen:Ezra DEMİRHAN

6 Haziran 2017 Salı

Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenlilerin potansiyeli

www.sueddeutsche.de
Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenlilerin potansiyeli

Almanya’nın Bremen kentinde yaşayan fotoğrafçı-yazar İlker Maga, Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün 50’nci yılı dolayısıyla 2011’de Toplumun Renkleri adında fotoğraf sergisi açtı. İlker Maga, işte bu serginin devamı olarak, iki dilli foto-röportaj kitabı, ‘Toplumun Renkleri Bir Almanya Röportajı’nı yayınladı.

Vural Ünlü de İlker Maga'nın röportaj yaptığı
Türkiye kökenlilerden biriydi.
Toplumun Renkleri projesi ve fotoğraf sanatçısı ve yazar İlker Maga’nın gözlemleri
Türkiye kökenliler Türkiye’den nasıl görülüyor, bulundukları ülke toplumu nasıl görüyor? 
Bu bakışla ilgili sorunlar var mı?
Almanya'da nasıl bir toplumdan söz ediyoruz?

İlker Maga / Almanya
Fotoğraf sanatçısı – Yazar

Doç. Dr. Can Ünver
Göç Uzmanı
Antalya AKEV Üniversitesi Öğretim Üyesi

Nevzat Hoca Anlatıyor – 17. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Avrupa'da yaşayan Türkiye kökenlilerde evlilik


Süre: 50'10"
Yayından:
İlker MAGA
   "Projenin bu kadar ilgi göstermesinin nedeninin aslında benim kişisel başarımın olduğunu sanmıyorum. En temel sorunun şu olduğunu düşünüyorum: Bu konuda çok konuşulmasına rağmen, hemen hemen her gün,defalarca anılmasına rağmen  bu konuda yazılmış ciddi bir proje olduğunu sanmıyorum. Diğer bir konu ise federal düzeyde bir göç politikası ne yazık ki yok. Konunun ilgi görmesinin nedenlerinin temelinde bence bunlar var. Ben hala kalıcı bir göç politikasının hayata geçirilmediğini düşünüyorum. Bu bence her iki hükümetin geçmişten bugüne kadar yaptığı buyuk bir hatadır. Bu hatanın bir faturası da buradaki insanların potansiyelinin hala tespit edilemiyor olması. Edilemediği için de kullanılamıyor olması.
   Meslek kavramının Alman toplumundaki yeri başka,Türkiye'deki yeri başkadır. Meslek algılarını tematize eden ve sadece başarılı değil,alanında iyi olan insanları da konuya dahil eden bir proje yapmaya çalıştım.
    Ben açıkçası hatanın karşılıklı yapıldığını düşünüyorum. Bugün 3.5 milyar Türkiyeli olmasına rağmen, aslında örgütlü bir toplum olmamasının faturasını ödüyor. O halde geçmiş hükümetler hiçbir şekilde burada yaşayan insanlara sahip çıkmadığı için Türkiyeliler Almanya'da kendi kaderiyle baş başa kaldılar. Temelinde bunların yattığını düşünüyorum. Yabancı algısına bakarsak klişelerle anlamak aslında anlama eyleminin en kolay yöntemidir. Fakat bunu bozmak için de sistematik bir şey yapılmadı. Bu arada ortaya çıkan değerlerimiz kişisel çabalarla ortaya çıktı."

Can ÜNVER
    "Bu ülkede ve bir başka ülkelerde insanlar klişelerle düşünmeye o kadar alışmışlar ki kafalarında bir Türk klişesi var. Basın,okul kitapları o klişeye uygun görüntülerle çalışırlar. Fakat  başı örtülü kadınları bol bol karşılarına çıkarırlar. Onların klişeleri bu. Ama bir opera sanatçısı Türk kadınla karşılaştıkları zaman bunu kafalarına bir türlü yerleştiremezler. Çünkü bu görüntüler çok yabancıdır onlara göre,kabullenemezler."





Derleyen:Ezra Demirhan

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Türkiye – Avrupa Birliği ilişkileri ve Avrupa’da yerleşik Türkiye kökenlilerin ilişkilerdeki yeri

Türkiye – Avrupa Birliği ilişkileri ve Avrupa’da yerleşik Türkiye kökenlilerin ilişkilerdeki yeri

Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde özellikle 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında başlayan ve günümüze kadar devam eden bir güvensizlik ve kötüye gidiş söz konusu…

Tam da bu durum acaba daha da kötüye gider mi diye sorulmaya başlandığında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta Belçika’nın başkenti Brüksel’de NATO Toplantısı çerçevesinde AB yetkilileri ile gerçekleştirdiği görüşmelerde Türkiye’nin yeni bir inisiyatif geliştirdiği gözlendi.

Acaba Türkiye Avrupa Birliği’ne zeytin dalı mı uzatıyor?
İlişkilerdeki güvensizliğin ortadan kalkması mümkün mü? Nasıl?
İlişkilerdeki en büyük riskler nerede?
Gümrük Birliği, Vize serbestisi gibi konularda ilerleme bekleniyor mu?
Türkiye ve AB ilişkilerinde Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenli nüfusun etkisi nedir?


Yrd. Doç. Dr. Sezgin Mercan
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Doç. Dr. Can Ünver
Göç Uzmanı
Antalya AKEV Üniversitesi Öğretim Üyesi

Nevzat Hoca Anlatıyor – 16. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Yurtdışında Ramazan gelenekleri


Bağlantılar:

Erdoğan Brüksel temaslarını değerlendirdi




Yayından:
Sezgin MERCAN
       "Böyle bir müttefiklik ilişkisi içerisinde olumlu sonuçlara ulaşılması beklenen bir zirvede yeni karargah,olumlu bir atmosfer,iyi bir ruh halinin çıkması beklenirken aslında öyle olmadığını gördük.
        Gerek NATO müttefikliği açısından gerekse Avrupa ülkeleri arasında dengelerin yeniden dizayn edilmesi açısından bir çalkantılı dönemden geçildiğini söyleyebiliriz. Türkiye de burada kendi ittifak ilişkilerini gözden geçiriyor. Zaten birbirleriyle ilişkileri arasında sıkıntılar var,bir de böyle zeminde bütünleşmesiyle alakalı sıkıntılar olunca bir kriz yönetimi durumu ortaya çıkıyor. Türkiye'ye de bu kapsamda ciddi bir rol düşüyor. Şöyle bir sonuca varabiliriz: Türkiye hep önde gelen ordularından NATO'nun o vurgusuyla öne çıkar ve yabana atılabilecek bir güç değildir.
       Son dönemde AB liderleriyle yapılan toplantılarda  AB'nin ,Türkiye'yle bundan sonra ilişkilerin nasıl gideceğiyle ilgili kafa yorduğunu gördük.
       Uzun ve orta vadeli gidecek bir vizyona gerek var ve buraya da mutlaka sosyal ayağı eklemek gerekiyor. Burada yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın durumunu eklemeliyiz ve aynı zamanda Türkiye'de yaşayan Avrupalılar üzerinden gidecek birtakım stratejileri de göz önünde tutmamız gerek. Ama şu an kendini ifade etmesi gereken taraf Türkiye."

Can ÜNVER
        "Türkiye'nin AB ile olan müzakere süreci geri kabul anlaşmasıyla açılır gibi olmuştu. Hatta 22 sayılı fasılın açılması söz konusu olmuştu. Vize kalkacaktı ve giderek bu vize olayı gündemden düşmeye başladı. Bunun akabinde kanunsuz geçişlerin azalmasıyla birlikte bir soğuma yaşamına başlamıştık. Ama 2016'daki FETÖ darbe girişimiyle ve onun arkasında Türkiye'nin aldığı idari ve adli tedbirler nedeniyle Avrupa'da ciddi eleştiriler,ciddi karşı koymalar başladı. Bunlar Türkiye-Almanya ilişkilerini ciddi biçimde sarsan konulardır. Ama bu zirveden Avrupa Komisyon Başkanı ve başkanla yapılan görüşmelerde kapıların kapanmamış olduğunu görüyoruz. Türkiye hala bir opsiyon olarak AB üyeliğini yaşatıyor.
       AB bir medeniyet,barış projesi olarak başladı. Ancak AB'ye son dönemde bakacak olursak bir güç odağı haline getirip sonra da dünyada farklı bir işlev üstlenmesini beklemek doğru olmazdı. Çünkü bugüne kadar ortak güvenlik ve savunma politikası olmasına rağmen kendi sınırlarının dışına pek bakmıyordu. Bu aslında barış projesi olmanın da bir gereğidir. Yani Avrupa halklarının refahlarının yükselmesi,huzur,barış içinde yaşanılması lazımdır."


Derleyen:Ezra DEMİRHAN

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Almanya’da genel seçim maratonu başladı

Almanya'nın nüfusça en kalabalık eyaleti olan
Kuzey Ren-Vestfalya'daki (KRV)
parlamento seçimlerini Hristiyan
Demokrat Birlik partisi CDU) kazandı,
Sosyal Demokrat Parti (SPD) kaybetti,
Hür Demokrat Parti (FDP) ise üçüncü parti olmayı başardı

Almanya’da genel seçim maratonu başladı

Almanya’da halk eylül ayında sandık başına gidecek

Eylül ayı gelmeden üç eyalette yapılacak eyalet seçimleri genel seçimler için de bir gösterge olarak kabul ediliyor

Almanya seçime hangi siyasi atmosferde girecek?

İktidarda bulunan Hıristiyan Birlik Partileri ve Sosyal Demokrat Parti’nin Eylül seçimleri için beklentileri neler?

Mülteci sorunu ve seçimler?

Avrupa Birliği ve Almanya Genel Seçimleri arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir?

Hollanda ve Fransa seçimleri Almanya’da seçim sonuçlarına ilişkin ipucu veriyor mu?

14 Mayısta Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde yapılan seçimin sonuçları genel seçim için nasıl bir ipucu veriyor?

Jülide Ayık

TRT Berlin Temsilcisi

Doç. Dr. Can Ünver
Göç Uzmanı
Antalya AKEV Üniversitesi Öğretim Üyesi

Nevzat Hoca Anlatıyor – 15. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Avrupa’da Türkiye kökenli romancılar

16 Mayıs 2017 Salı

Avrupa'daki Gençlerimizin Kariyer Gayreti ve Fırsatlar

Almanya Frankfurt Fulda'da doğup büyüyen 
Türk öğrenciler
 (Kaynak: Eskişehir 2 Eylül Gazetesi)

Avrupa'daki Gençlerimizin Kariyer Gayreti ve Fırsatlar


Avrupa ülkelerinde yerleşik Türk gençleri, kimi zaman zor kimi zaman da imkansız şartlarda önemli başarılara imza atmaktalar.
21. Yüzyılda Türkiye'nin önemli bir zenginliği olarak görülmesi gereken Avrupalı Türkler; günümüz Avrupa’sında eğitim-öğretim fırsatları yönünden çok çeşitli ve bir o kadar da karmaşık imkanlara sahipler.

Bu programda değişik sosyal ve ekonomik şartlara rağmen mutlaka akademik öğretim talebinde bulunan yeni nesil gençleri ve onların kariyeri için en az onlar kadar gayret gösteren aileleri ve Türk eğitim sisteminin Avrupa'da sunduğu hizmetleri tanıtacağız.

Dr. Atilla Doğan
Anadolu Üniversitesi Batı Avrupa Bürosu Koordinatörü

Doç. Dr. Can Ünver
Antalya AKEV Üniversitesi Öğretim Üyesi

Nevzat Hoca Anlatıyor – 10. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın

Türkiye kökenlilerin eğitim alanındaki sorunları



Yayından:
Atilla DOĞAN
        "35 sene çocuklarımızı Türkiye'ye dönecek Türkiye okullarına uyum sağlaması için bulundukları Avrupa ülkelerinde geri dönüşe uygun bir eğitim politikası izledik. 30-35 sene sonra baktık ki biz burada kalıcıyız. İşte o zaman dedik ki bu insanlar bulundukları ülkeye uyum sağlasınlar,eğitim düzeyleri düzelsin ve bulundukları toplumda eşit yurttaşlar olsunlar diye harekete geçtik. Bu 1990'lı yılların ortasına tekabül eder.  1990'lı yılların ortasından bu güne kadar Anadolu Üniversitesi aslında 1986 yılında geldi. 1990'ların başında bazı nedenlerden dolayı buradakiler artık iyice kalacaklarını ifade etmeye başladıklarında,1991-1992-1993'te ,malumdur mayıs ayındayız istenmeyen olaylar yaşandı. Ondan sonra denildi ki artık Türkler dönmeyecek.1993'ten sonra Türkler burada  hem vatandaşlık bakımından hem eğitim bakımından hem de sosyal yaşantı bakımından yerleşir bir toplum oldu. Şimdi buradaki eğitim meseleleri konusunda baktığımızda,düne baktığımızda bugün çok iyi noktadayız. Ama bugün rekabet etmemiz gereken kesimler açısından baktığımızda kendimizi hiçbir zaman için yeterli görmüyoruz.
        Bütün bu çerçevede baktığımızda burada eşit,kabul edilir ve rekabetçi bir toplum oluşturmamız için eğitim-öğretim düzeyini yükseltmekten başlamamız lazım. Yani eğitim-öğretim düzeyimiz yüksek kalırsa geride kalan her şey eksik kalır."

Can ÜNVER
      "Türkiye'nin 1961'den bu yana politikaları düzenlerken  çok vizyoner olduğu söylenemez. Yapılan işler biraz statik,günlük ihtiyaçlara cevap verecek şekilde. Yani biz zaman boyutunu çok iyi kullanamadık. Fakat bir istisna Anadolu Üniversitesi'dir. İleri bir vizyonla bu günlere gelindi. Hem devamlılığı sağladı hem de gittikçe genişledi."


Derleyen: Ezra DEMİRHAN

9 Mayıs 2017 Salı

Macron Fransa Cumhurbaşkanı

Macron Fransa Cumhurbaşkanı
Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu Pazar günü yapıldı. İlk sonuçlara göre, Yürüyüş Hareketi’nin adayı AB yanlısı Macron oyların yüzde 66’sını alarak Fransa’nın yeni cumhurbaşkanı oldu. Macron, görevi devraldığında ülke tarihinde birçok ilki gerçekleştirmiş olacak.
Macron’un seçilmesine etki eden faktörler nelerdi? Bunların arasında şans da var mıydı?
Aşırı sağcı Ulusal Cephe’nin desteklediği aday Marine Le Pen neden kaybetti?
Macron’un verdiği mesaj ve seçmen kitlesinin istekleri nelerdi?
Macron’un Cumhurbaşkanlığı’ndan beklentiler nelerdir?
Türkiye açısından Macron’un Cumhurbaşkanlığı neler getirebilir?

Arzu Çakır Morin 
Gazeteci – Fransa

Yrd. Doç. Dr. Sezgin Mercan
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Doç. Dr. Can Ünver
AKEV Üniversitesi Öğretim Üyesi

 Biz burada kalıcıyız 9 Mayıs 2017
Nevzat Hoca Anlatıyor – 13. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Türkiye kökenlilerin edebiyat alanındaki çalışmaları




25 Nisan 2017 Salı

Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimi; Avrupa Konseyi'nden Türkiye'ye siyasi denetim kararı

Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimi
Fransa’da 23 Nisan Pazar günü yapılan 11 adaylı cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunu siyasette merkez, ekonomide neoliberal çizgideki eski ekonomi bakanı Emmanuel Macron kazandı. Aşırı sağcı Marine Le Pen ikinci oldu. Sonuçların ardından merkezdeki tüm siyasi liderler halka, 7 Mayıs’taki ikinci turda Macron’u destekleme çağrısı yaptı.
Fransa’da merkez sağ ile merkez solu temsil eden iki büyük parti hezimete uğradı.
Siyasette merkez, ekonomide neoliberal çizgideki eski ekonomi bakanı Macron, Ulusal Cephe lideri Le Pen, merkez sağcı Cumhuriyetçi Parti’nin adayı François Fillon, radikal sol çizgideki Jean-Luc Melenchon arasındaki kıran kırana rekabeti, tüm dünya heyecanla takip etti. 47 milyon seçmenden yüzde 80’inin sandığa gitmesinin ardından Fransız medyası sandık başı anketlerini duyurdu. Yaklaşık olarak Macron yüzde 23.8, Le Pen ise 21.6-23 bandında oy aldı.
7. Mayısta yapılacak 2. Tur seçimden Macron’un galip çıkacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Fransa’da partilerin aşırı sağa karşı ittifakından söz edilebilir mi?
2. Turda Marine Le Pen sürpriz yapabilir mi?
Fransa’yı nasıl bir dönem bekliyor?

Avrupa Konseyi'nden Türkiye'ye siyasi denetim kararı
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri açısından kritik bir gün yaşandı. AKPM'de, “Türkiye’de demokratik kurumların işleyişi” konulu bir oturum düzenlendi. Oturumda Türkiye'nin 2004'te çıktığı siyasi denetim sürecine yeniden alınmasına karar verildi. Kararda, olağanüstü halin mümkün olan en kısa zamanda kaldırılması 

Arzu Morin Çakır
Gazeteci – Fransa

Yrd. Doç. Dr. Sezgin Mercan
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Doç. Dr. Can Ünver
AK-EV Üniversitesi
Öğretim Üyesi


Nevzat Hoca Anlatıyor – 12. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın

Yurtdışına giden Türkiye kökenlilerde değer yargıları


18 Nisan 2017 Salı

Türkiye’de Referandum ve Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Türkiye’de Referandum
16 Nisan Pazar günü gerçekleşen halkoylaması sonuçları kesinleştiği takdirde Anayasa değişiklikleri neler getirecek?

Avrupa’da siyasi değişim rüzgarı ve Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimi
Fransa’da 23 Nisan Pazar günü yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda son gelişmeler?
Fransa cumhurbaşkanlığı seçiminin sonuçları bir belirsizlik doğuracak mı?
Sağ, aşırı sağ ve sol adaylar kendi aralarında ittifak yapabilir mi?
Adayların şansı konusunda kamuoyu anketleri ne söylüyor?
Seçim atmosferinde ifade özgürlüğü ile ilgili sorunlar var mı?
Avrupa ve dünya ile ilişkileri açısından Fransa için hangi aday riskler taşıyor?

Yrd. Doç. Dr. Sezgin Mercan
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Doç. Dr. Can Ünver
Göç araştırmacısı

Nevzat Hoca Anlatıyor – 11. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Gurbette değişen mutfak geleneklerimiz



4 Nisan 2017 Salı

Avrupa’da siyasi değişim rüzgarı ve Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Avrupa’da siyasi değişim rüzgarı ve Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Fransa’da Nisan ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda son gelişmeler?
Fransa cumhurbaşkanlığı seçiminin sonuçları bir belirsizlik doğuracak mı?
Sağ, aşırı sağ ve sol adaylar kendi aralarında ittifak yapabilir mi?
Adayların şansı konusunda kamuoyu anketleri ne söylüyor?
Seçim atmosferinde ifade özgürlüğü ile ilgili sorunlar var mı?
Avrupa ve dünya ile ilişkileri açısından Fransa için hangi aday riskler taşıyor?
Fransa Türk toplumunun seçim davranışında bir değişiklik bekleniyor mu?
Seçim sonuçlarından hangisi Fransa’da yaşayan Türkiye kökenliler için daha olumlu bir gelişme kabul edilebilir?

Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri Başkanı seçilmesinden itibaren benzer bir gelişme olarak Avrupa’da da sağ ve aşırı sağın güçleneceği yolunda tahminler yapılıyor. Hollanda seçimleri bu tahminleri güçlendirdi mi?
İngiltere’nin Birlikten ayrılması ile ilgili işlemler resmen başlamış durumda. Bir bütün olarak Avrupa Birliği İngiltere’nin Birlikten ayrılması ve seçimlerde Birlik karşıtı söylemlerin iktidara taşınmasından nasıl etkilenebilir?

Son gelişmeleri Gazeteci Arzu Morin Çakır’dan alacağız
Arzu Morin Çakır
Gazeteci – Fransa

Yrd. Doç. Dr. Sezgin Mercan
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Nevzat Hoca Anlatıyor – 10. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Avrupa'da yaşayan Türkiye kökenlilerin sporla ilişkileri



28 Mart 2017 Salı

Hollanda’da seçim sonuçları ve Hollanda Türk toplumu

Hollanda’da seçim sonuçları ve Hollanda Türk toplumu

15 Mart’ta gerçekleşen seçimlerde Hollanda kesin seçim sonuçlarına göre Başbakan Rutte'nin partisi 33 sandalye ile seçimin galibi oldu. Sandıktan birinci çıkmasına rağmen oy kaybeden Rutte, koalisyon için en az üç partinin kapısını çalmak zorunda kaldı. 

Seçimden önceki anketlerde 25 sandalyeyi bulan aşırı sağcı Geert Wilders'in Özgürlük Partisi ise, 20 milletvekilinde kaldı. Hayal kırıklığı yaşayan göçmen karşıtı ve İslam düşmanı Wilders, yenilgiyi kabul etti.
Bu arada seçimlerde göç kökenli siyasetçiler de parlamentoya girmeyi başardı.
Seçim sonuçları ve ardından devam etmekte olan koalisyon çalışmaları hakkında bilgi almak üzere TRT Muhabiri Yusuf Özkan’a bağlanıyoruz:

Yusuf Özkan - Hollanda
TRT Muhabiri

Dr. Veyis GÜNGÖR-Hollanda
Hollanda Türkevi Araştırmalar Merkezi Başkanı


Doç. Dr. Can ÜNVER
Göç uzmanı


Nevzat Hoca Anlatıyor – 10. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Spordaki gelişmeleri


21 Mart 2017 Salı

Kültürel ilişkilerin toplumlara arası ilişkilere etkisi,

Kültürel ilişkilerin toplumlara arası ilişkilere etkisi,
Uyumdan ne anlamalıyız?
Ev sahibi toplumun da uyum konusunda yapması gerekenler var mı?
Uyum ve asimilasyon arasında bir ilişki var mı?
Anadil sorunu
Almanya’da Türk dili ve edebiyatının özellikleri
Almanya'da yaşayan Türkiye kökenlilerin kimlik sorunu,
Ülkeler arasındaki ilişkilerin göç kökenlilerin bulundukları ülkedeki konumuna etkisi

Doç. Dr. Özgür Savaşçı - Almanya
Ludwig – Maximilians Üniversitesi


Doç. Dr. Can ÜNVER
Göç uzmanı




Nevzat Hoca Anlatıyor – 10. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın


Avrupa’ya Turist ve kaçak olarak giden işçiler